TR
Select Language

Macar değirmenciler yeni teknolojilere açık

31/01/2018

Dergimizin bu ayki konuğu Macaristan Tahıl ve Yem Derneği (HGFA) Başkanı Zoltán LAKATOS. 1991 yılından bu yana Macaristan’daki değirmencileri, tahıl işleyicilerini, yağlı tohum tüccarlarını ve gıda üreticilerini başarılı bir şekilde temsil eden HGFA, ulusal ve uluslararası mesleki kuruluşlarla iş birliği kurarak sektörün çıkarlarını koruyor. Derneğin Başkanı Zoltán Lakatos, Macaristan’daki değirmenlerin 2003 yılından itibaren modernleşme sürecinde olduğunu ve bugün yüzde 80’inin ileri teknolojilerle yaptığını belirtiyor. Bir dernek olarak amaçlarının sektörde kendi kendine tedariki devam ettirmek ve ihracata yönelmek olduğunu ifade eden Lakatos, asıl hedeflerinin hükümet yetkililerini un ürünleri KDV’sini %5’e indirmesi için ikna etmek olduğunu ve bu sayede değirmencilik ürünleri piyasasında kar oranının artabileceğini belirtiyor.

Macaristan Tahıl ve Yem Derneği Başkanı Zoltán Lakatos ile sektörün gelişimini, potansiyelini ve derneğin sektördeki hedeflerini konuştuk. Detayları Lakatos’tan alıyoruz.

Sayın Zoltán Lakatos, öncelikle bize Macaristan Tahıl ve Yem Derneği ile ilgili biraz bilgi verir misiniz? Kaç üyeniz var ve bir dernek olarak endüstrideki aktiviteleriniz nelerdir? Temsil ettiğiniz üyeleriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz? 
Macaristan Tahıl ve Yem Derneği, 1991’den beri değirmencilerin, tahıl işleyenlerin, yağlı tohum tüccarlarının ve gıda üreticilerinin mesleki çıkarlarını başarılı bir şekilde temsil etmiştir. Üyelerimiz arasında ambarcıları, laboratuvarları ve tahıl sektöründeki şirketlere hizmet sağlayan bir bankayı da bulabilirsiniz. Yaklaşık 100 kişiden oluşan üyelerimiz piyasanın ciddi bir bölümünü temsil ediyor. Birlik, belirlenmiş mesleki fikirleri oluşturmak ve temsil etmek için üç bölüm şeklinde çalışıyor: Tahıl İşleyenler, Tahıl Ticareti Yapanlar ve Gıda Üreticileri.

Un üretiminde kullanılan toplam buğdayın %67’lik bir bölümünü temsil eden Tahıl İşleme Bölümünde toplamda 13 değirmenci var. En büyük 10 öğütme şirketinden 6’sı bizim üyemiz ve geri kalan 7 tanesi de ortak ortaboy ve küçük değirmenler.

Birliğimizin asıl görevi hem ulusal hem de uluslararası seviyelerde lobi faaliyetleridir. Üyelerimize ortak mesleki fikirlere ulaşmalarında yardım ediyoruz ve kendi çıkarları için onlara koruma ve temsil hizmeti sunuyoruz. Biz, yetkililerle, ulusal ve uluslararası mesleki kuruluşlarla işbirliği halindeyiz. Birlik sürekli üyeleriyle bağlantı içinde kalarak onlara en yeni bilgileri sağlıyor.

AB’ye katılımdan sonra uluslararası ilişkilerin önemi arttı. Birliğin uluslararası kuruluşların bir üyesi olması ve COCERAL (Avrupa Mahsul ve Beslenme Ticareti Derneği) ve FEFAC (Avrupa Yem Üreticileri Federasyonu) içinde temsil edilmesi gerektiği işte bu yüzden önemlidir.

Macaristan’ın değirmencilik endüstrisinden biraz daha bahseder misiniz? Değirmenlerin sayısı ve kapasitesi, kullanılan teknolojinin seviyesi ve üretilen ürün grupları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Son yıllarda Macaristan öğütme sanayisi epey değişti. Piyasaya yeni değirmenler eklenirken diğer işletmelerin de aynı zamanda aktivitelerini sonlandırmaları gerekiyordu. Macaristan’daki değirmencilik endüstrisi, çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi aşırı kapasite ile cebelleşiyor (Ortalama kapasite kullanımı %60’tır). Değirmenciler HGFA’ya ilk kez 1999’da kaydolmaya başladılar ve bu her yıl güncellendi. Veriler, en çok küçük olan değirmenlerin etkilendiği uzun dönemli birleşmeleri gösteriyor. 1999’da 142 değirmen 92 firma tarafından işletirken (toplam kapasite 24 saat/10,058 tondu), bugünlerde 24 saat/7,248 ton kapasiteyle çalışan 52 değirmen toplam 41 firma tarafından işletiliyor.

Değirmenlerin yeni teknolojilere yaklaşımı nedir? Son zamanlarda değirmencilik ve teknoloji yatırımlarında bir artış yaşandı mı?
Macar değirmenciler yeni teknolojilere açık. 2003’te yoğun bir modernleşme süreci başladı. Eski değirmenler yenilenip modern değirmenler inşa edilirken birçok teknolojik gelişme uygulandı. Bugünlerde unun %80’i ileri teknolojiyle üretiliyor. Daha fazla kapasite artırımı istenmiyor.

Ancak ileri teknolojik gelişmeleri, teknolojik yenilikleri izlemek ve enerji tasarruflu çözümlere başvurmak sanayinin karlılığını arttırabilmek için gereklidir.

Macaristan’daki tüm değirmenler üretimlerini tamamen yurtiçi tüketim için mi gerçekleştiriyor? Eğer varsa, ihracattaki hedef ülkeler hangileri ve elinizdeki veriler ışığında bu ihracatın miktarı ne kadar?
Macaristan’daki değirmencilik endüstrisi sadece iç piyasa için un üretmiyor. 2015’teki  unu ihracatımız 206 bin tondu. Bu seviye AB’ye katılım öncesi süreçte ihraç edilen ortalama miktara yakındır (2004’ten önce). En çok Romanya ve Slovakya’ya  yapılıyor.

Ülkenizdeki hammadde seviyesi nedir? Değirmenlerde işletilen hammaddenin ne kadarı ülkenizde üretiliyor ve ne kadarı ithal ediliyor? İthalat için hangi ülkeleri tercih ediyorsunuz?
Son yıllarda (2013’ten beri), Macaristan’ın ortalama buğday üretimi oldukça yükseldi; 5 milyon tonun üzerinde. Bu yıl da iyi bir hasat bekliyoruz. Macar buğdayı, çavdarı ve durum buğdayının üretimi değirmencilik endüstrisinin talebini %100 karşılıyor. Yani değirmenlerin hammadde talebi tamamıyla yerel üreticiler tarafından karşılanıyor. Bu da Macaristan gıda endüstrisinde pek yaygın olan bir şey değil.

2015’te değirmenler 1.25 milyon ton ekmeklik buğday kulandılar ve 1.006 ton un ürettiler. 10 pazar lideri buğday kullanımının %84’ünü temsil ederken, bunların en büyükleri olan 6 şirket %74’ünü temsil ediyor. 2015’te,  kullanımı 35.000 ton iken, işlem gören çavdar miktarı 3,600 tondu.

Macaristan’daki un tüketim miktarı ve tüketim kültürü hakkında bizi biraz daha bilgilendirir misiniz? Unlu mamul tüketiminde tüketicilerin tercihleri nelerdir? 
Macaristan Merkezi İstatistik Ofisi’nin verileri ve Macaristan Fırıncılar Birliği’nin sanayi raporlarına göre, yıllık un tüketimi kişi başına 82 kg, ekmek tüketimi 45 kg’dır. Fırın ürünleri yelpazesi, %17-18’i köy ekmeği, %20’si diğer ekmekler (çavdar ve paketlenmiş ekmek), %62-63’ü beyaz ve yarı esmer ekmek olmak üzere 150–160 farklı ürünü içeriyor. Şekerleme tüketimi her yıl kişi başına 13 kg. Şekerlemelerdeki ürün seçimi ise daha geniş, yaklaşık 450–480 çeşit bulunuyor. Bunların %52’si su bazlı küçük yuvarlak ekmeklerden, %24’ü süt içeren ürünlerden ve %24’ü diğer ürünlerden oluşuyor.

Değirmencilik ve tahıl işleme açısından ülkenizi dünyadaki diğer ülkelerle kıyasladığınızda, konumunuzla ilgili ne düşünüyorsunuz? Gelecekte, sanayinizi dünya çapında güçlendirmek için neyi amaçlıyorsunuz?
Macaristan değirmencilik endüstrisi, un üretimi için buğday kullanımında Avrupa ülkelerinin ortasındadır. Amacımız kendi kendimize tedariki sürdürmek ve ihracat yapmak.

Özellikle bir dernek olarak, endüstriniz ile ilgili olarak şu anda gerçekleştirdiğiniz veya gelecek yıllarda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projeleriniz var mı?
Yüksek KDV’ler (%28) yerini kara paraya bırakıyor. Asıl hedefimiz, hükümet yetkililerini, un ürünlerinin KDV’sini %5’e indirmesi için ikna etmek. Bu, öğütme ürünlerinin piyasasını kara paradan kurtarmaya ve sektörümüzün karlılığını arttırmaya yarayabilir.

Diğer Haberler
MEDYA PARTNERLERİ
DESTEKLEYEN KURUMLAR