Menü
Sosyal Medya

“Rusya’nın buğday ihracatındaki ana zorluk, kilit pazarlardaki yüksek doymuşluk”

16/11/2018

“Rus tahıl ihracatçılarının karşılaştığı ana zorluk, kilit buğday pazarlarımızın yüksek doymuşluk oranı. Yurt içi pazarı pratikte büyümezken uluslararası pazarda Rusya, Güney Rusya limanlarından Türkiye’ye, Azerbaycan’a, Doğu Akdeniz’e, Mısır’a ve Afrika’nın doğusuna uzanan coğrafyada en rekabetçi aktör konumunda. Rusya yıllık buğdayının yüzde 60’ını bu bölgeye ihraç ediyor. Ancak dünyanın geri kalanında lojistik nedenlerle Rusya’nın rekabet gücü düşüyor. Diğer konu ise kaliteyle ilgili. Sıfır böcek veya ergo gibi sorunlara bağlı olarak Rus buğdayının bazı ülke pazarlarına girmesine hâlen müsaade edilmiyor. Bu sorunların çözümü için hem yurt içinde hem de bu ülkelerle çalışmak zorundayız.”

Bereketli toprakları ve tarıma yapılan yatırımlarla birlikte tahıl üretimini 2000’li yılların başından bu yana hızla artıran Rusya, buğday ihracatında ABD’yi birincilik koltuğundan etti. Son 15 yılda tahıl ihracatını 9 kat artıran Rusların bu yıl dünya piyasalarına yaklaşık 40 milyon ton buğday arz etmesi bekleniyor. Rusya’nın küresel bir tahıl devi olarak ortaya çıkmasını, bu konudaki en yetkin isimlerden biri olan Moskova merkezli Tarım Piyasaları Çalışmaları (IKAR) Genel Direktörü Dmitry Rylko ile konuştuk. Tahıl ile ilgili uluslararası konferansların aranan ismi olan; Reuters, Bloomberg, Interfax ve BBC gibi kuruluşların görüşlerine yer verdiği saygın bir uzman olan Rylko, Değirmenci’ye Rusya’nın nasıl dünyanın buğday ihracat kralı haline geldiğini anlattı, bu başarının sürdürülebilir olup olmadığı yönündeki görüşlerini paylaştı.

İşte başta Rusya olmak üzere dünya tahıl piyasaları konusunda değerlendirmeleri merakla takip edilen IKAR Genel Direktörü Dmitry Rylko’nun Değirmenci’ye verdiği röportaj:

Sayın Rylko öncelikle IKAR ve faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Biz çoğu özel tarım firmaları ve çiftçilerden oluşan müşterilerimize günlük, haftalık, aylık fiyat ve piyasa raporları sağlayan ve bilgi odaklı çalışan öncü bir Rus tarım kuruluşuyuz.

Rusya dünya tahıl piyasasında lider bir oyuncu haline geldi. 2000 yılındaki rakamlarla kıyaslandığında, tarımsal üretim ve gıda ihracatını 16 kat artırdı. Son üç yılda ise buğday ihracatını üçe katladı. Rusya şimdi küresel buğday piyasasında ana oyuncu konumunda. Rusya bunu nasıl başardı?
Bu sonucu, makul devlet politikaları, tarımın desteklenmesi, ulusal para biriminde yaşanan devalüasyon (tarla, iş gücü, mazot, gübre, kısmen tarım ilaçları ve tarım endüstrisine hitap eden makine araç gereçleri yerli malı. Bu nedenle de devalüasyon bizim küresel pazarda rekabet gücümüzü artırıyor), tarlaların yeniden yapılandırılması, özel yatırımlar ve iyi hava koşullarına bağlıyorum.

Özellikle tarlaların yeniden yapılandırılması ve yatırımlar konusuna eğilmek istiyorum. Günümüzde Rusya’da buğday ve tahıllar geniş ve çok büyük ölçekli tarlalarda üretiliyor. Bu nedenle tarlaların genel yüzölçümü 1000 ile 250000 hektar arasında değişiyor. Tarlalarımızın modern tohum ekim makineleri ve kombine tahıl parkları var. Son yıllarda gübre kullanımı ciddi oranda arttı ve kimyasal olarak da fungusit ile tedaviye odaklanılıyor.

Rusya’nın buğday üretimini artırma potansiyeli hakkında ne düşünüyorsunuz? Rusya sizce tahıl üretimini ciddi oranda artırıp dünya tahıl piyasalarındaki pozisyonunu daha da güçlendirebilir mi?
Sadece birkaç yıl önce, buğday ve tahıl üretiminde amiral gemimiz olan Krasnodar bölgesinde ortalama bir çiftçi hektar başına 5 tonluk kış buğdayı aldığında kârını en üst düzeye çıkarmış gibi mutlu oluyordu. Gelişmiş çiftçilerin çoğu da hektar başına 6 ton düzeyindeydi. Günümüzde, son yatırımlar ve daha akıllıca yönetim sayesinde, Krasnodar’un ortalama çiftçileri hektar başına 6 tonu, ileri düzeydekiler ise 7 tonu geçmiş durumda. Bazıları ise kârını hektar başına 8 tonu aşarak en üst düzeye çıkarıyor. Yani verimliliğin istikrarlı bir şekilde arttığını gözlemliyoruz. Artı, çiftçilerimiz piyasanın ihtiyacı neyse onu üretmeyi başardı: normal proteinli öğütmelik buğday. Yani bunlar çok akıllı insanlar ve gerekenden fazla ya da eksik yatırım yapmamaya gayret ediyorlar.

Peki Rus tahıl üreticileri ve ihracatçılarının karşılaştığı zorluklar neler?
Bana göre ana zorluk, kilit buğday pazarlarımızın yüksek doymuşluk oranı. Yurt içi pazarı pratikte büyümezken uluslararası pazarda Rusya uzun ancak oldukça dar ve benim “Rus buğday meridyeni” dediğim (Güney Rusya limanlarından Türkiye’ye, Azerbaycan’a, Doğu Akdeniz’e, Mısır’a ve Afrika’nın doğusuna uzanan hat) “coğrafi şerit”te en rekabetçi aktör konumunda. Rusya yıllık buğdayının yüzde 60’ını bu bölgeye ihraç ediyor. Bu bölgelerde Rusya’nın pazar payı ise yüzde 50’yi aşarken bazı yerlerde ise yüzde 80’e ulaşıyor, hatta aşıyor. Ancak dünyanın geri kalanında lojistik nedenlerle Rusya’nın rekabet gücü düşüyor. 2017/18 sezonunda Güneydoğu Asya pazarlarında çok şanslıydık. Ancak bu Avustralya’da buğday rekoltesindeki sorunlar nedeniyle oldu. Bir yıl önce Rusya, sırf Fransa’da yaşanan görece buğday kıtlığı nedeniyle Batı Akdeniz ve Batı Afrika’ya yüksek miktarlarda buğday sattı. Ancak bunlar daha çok istisnai durumlar.

Diğer konu ise kaliteyle ilgili. Sıfır böcek veya ergo gibi sorunlara bağlı olarak Rus buğdayının bazı ülkel pazarlarına girmesine hâlen müsaade edilmiyor. Bu sorunların çözümü için hem yurt içinde hem de bu ülkelerle çalışmak zorundayız.

Rusya’nın altyapısının ihracat talebini karşılamak için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
Bu alandaki daimi gelişimi dikkate aldığımda, evet.

Türkiye’nin buğday ithalatında Rusya’nın oranı yüzde 70’e ulaştı. Türkiye’nin Rus buğdayına bağımlılığının artacağını düşünüyor musunuz?
Rusya ve Türkiye o kadar güçlü bir şekilde birbirleri ile uyumlu ki, bu aslında karşılıklı bir bağımlılık ve pazarlar arası bir koordinasyon.

Rusya, artık küresel bir tahıl üreticisi. Türkiye de dünyanın en büyük un ihracatçısı. Bu iki Karadeniz komşusu dünyayı beslemek için neler yapabilir? Bu iki ülkenin tahıl işbirliği sizce nasıl evrilecek?
Yüksek fiyatlı, yüksek proteinli Rus beyaz buğdayı ve durum buğdayı için hâlen tam olarak istifade edilmemiş olan piyasa taleplerini işbirliği içinde geliştirmeye devam etmeliyiz. Rusya’nın bu alanlarda yararlanılmayan oldukça çok kaynağı var.

Diğer Haberler